SİYASET
Giriş Tarihi : 25-08-2022 21:33   Güncelleme : 25-08-2022 21:49

'Neden Erdoğan?'

Gün olur ki yazar, kaleme aldığı konu ya da kişi ile okuyucu arasına girmez. Ne tanımlayıcı bir giriş ne bir açıklama ne de yazarın müdahil olduğu bir durum göremezsiniz bu yazılarda.

'Neden Erdoğan?'

İşte böyle bir metnin oluşmasına vesile olacak bir olay yaşadık bugün. Ak Parti İl Başkanı Şerafettin Yıldırım’ın “Neden Erdoğan” diyerek başladığı ve “cevabını sizlere iki hikayeyle anlatacağım” diyerek devam ettiği, bizlerin de dinlerken diken diken olan tüylerimizi saklamaya çalıştığımız bir olay.

O zaman ilk başta belirttiğimiz gibi yazar bu konuya müdahil olmasın. O iki hikayeyi Sayın Yıldırım anlatsın, bizler de okuyalım...

Sayın Cumhurbaşkanımız, Liderimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tarih emin olun ki yazacak.

Peki neden? Neden Erdoğan? Bunu sizlere iki hikayeyle anlatacağım. 

İlk hikayeye ben bizzat şahit olmadım ama şahit olan birinden dinledim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa’da katıldığı bir dizi ziyaret ve toplantının ardından uçakla Türkiye’ye dönerken kendisine bir bilgi ulaşır. Bosna’nın Bilge Lideri Aliya İzzetbegoviç çok hastadır ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı görmek istemektedir. 

Bu bilgiyi duyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçak havadayken rotayı değiştirir ve vakit kaybetmeden hasta yatağında son günlerini sayan Rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in yanına varır. İkili arasında şöyle bir diyalog geçer.

-Aliya İzzetbegoviç: Sayın Cumhurbaşkanım, Türkiye anadır, Bosna ise kız kardeş! Bosna size emanettir.
-Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emanetiniz, başımız gözümüz üstünedir. Her ne pahasına olursa olsun bu emanete sahip çıkacağız!

İşte görüyor musunuz? Kız kardeş, namus demektir. Siz Erdoğan’dan başka, bir ülkenin namusunu emanet alan bir lider tanıyor musunuz? Ben tanımıyorum.

İşte bu yüzden Erdoğan!

İkinci hikayeyi ise ben bizzat yaşadım. Yaklaşık 4-5 yıl önce Kudüs’e yaptığımız bir ziyarette, bir mekânı ziyaret sırasında, rehber bizlere bilgi verirken, yaşlı bir amca hiddetle yanımıza ulaştı ve arapça söylenmeye başladı.

Rehber, o amcayı sakinleştirdi ve bir kenarda oturmasını sağladı. Daha sonra bize dönerek, “Bu mekanı anlattıktan sonra sizlerlere bu amcanın ne dediğini söyleyeceğim” dedi. 

Rehber bize mekanı tanıtırken amca da pür dikat bizleri izliyordu. Daha sonra rehber mekanı tanıtmayı bitirdi ve bizlere dönerek amcanın Filistinli olduğunu, bizim Ak Parti ile bağlantılı olduğumuzu anladığını ve kendisinin ne anlatmaya çalıştığını şu sözlerle ifade etti:

-Daha neyi bekliyorsunuz, NE ZAMAN GELECEKSİNİZ?

Artık söylenecek hiçbir söz yok. Tüm İslam ümettinin beklentisi olan bir ülke ve bir lider. Siz hiç böyle bir lider gördünüz mü? Ben görmedim.

İşte bu yüzden Erdoğan!

Her metnin bir sonuç cümlesi olması lazım ya işte o yuzden bu paragrafı da yazmak zorundayız. Bu iki hikayeden çıkaracak çok sonuç var ama takdir ve söz milletindir...!
 

AdminAdmin